|
TIP, teknoloji dünyasındaki hızlı gelişmelerden yararlanan alanlardan biridir. Tanı ve tedavi
teknolojilerinde ulaşılan gelişmenin boyutları baş döndürücü bir hıza ulaşmaktadır.
Dr. Hakkı Serhat TULAY
Radyoloji uzmanı
TIP , teknoloji
dünyasındaki hızlı gelişmelerden yararlanan alanlardan biridir. Tanı ve tedavi
teknolojilerinde ulaşılan gelişmenin boyutları baş döndürücü bir hıza
ulaşmaktadır. Daha ucuz, riski az, uygulaması ve hastalar tarafından kabul
edilmesi daha kolay teknolojilerden en çok da kardiyoloji
bilimi istifade etmektedir. Kalp damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde her
yıl yeni ve yararlı teknolojiler devreye girmekte olup `Compüterize Tomografi`
(CT ) kullanılarak
yapılan koroner anjiyografi bunlardan birisidir.
Kalp damar hastalıklarına bağlı ölümler
günümüzde birinci sırada yer almaktadır. Kalp damar hastalıklarından korunma ve
erken teşhis büyük önem taşmaktadır.
Kalp hareketli bir organ olduğu için başarı
ile görüntülemek her zaman mümkün olmaz. Ancak günümüzde geliştirilen
hızlı 64 dektörlü multislice tomografi cihazı
sayesinde kalp gibi hareketli bir organ çok kısa bir sürede taranabilmekte, bu
işlem ise yüksek görüntü kalitesi ve her düzlemde görüntü alınabilmesi ile
gerçekleşmektedir.
Koroner kalp hastalığı, kalbin besleyici
damarlarında kalsiyum (Ca) birikimine bağlı daralma sonucu damar sertliği ile
başlar. Gerekli tedavinin yapılması ya da önlemlerin alınması amacıyla damar sertliği
oluşumunu daha başlangıç halinde göstermek önem taşımaktadır.
Bunun için multislice tomografi ile damar
sertliğine bağlı daralma sonucu gelişen koroner kalp hastalığı riskini
göstermek amacıyla tarama olarak Ca skorlama yapılmakta, beş saniye gibi kısa
bir sürede alınan görüntülerde kalbin besleyici ana damarlarındaki Ca
birikimleri ölçülerek koroner damar Ca seviyesi belirlenebilmektedir. Bu sonuca
göre takip eden 2 - 5 yıl içinde koroner kalp hastalığı açısından aynı cins ve
yaş grubu ile karşılaştırıldığında düşük, orta ve yüksek düzeyde olmak üzere
risk derecelendirilmektedir.
Multislice tomografi ile ayrıca tanısal amaçlı
anjiyografi yapılması yani ana koroner damarların görüntülenmesi mümkündür.
Kasık atardamarına bir girişim yapmadan ve damar yolu ile koroner damarlara
kadar uzanan bir katater kullanılmadan (yani klasik girişimsel
anjiyo işlemi yapılmadan) uygulanan sorunsuz,
ağrısız ve ucuz bu yöntem ile ana koroner damarlarda varolan tıkanıklıkların,
darlıkların varsa aterosklerotik plakların saptanması ve bu nedenle oluşan
koroner kalp hastalığı mevcudiyetinin araştırması yapılır.
Çekimde koroner damarların görüntülenmesi için
çekim öncesi hazırlık aşamasında hastanın kalp hızını kontrolü açısından birkaç
saat öncesinden başlamak üzere kalp hızını arttıran içecek ve yiyeceklerden
(örneğin kahve gibi kafein içeren içecekler
) uzak durulması gerekmektedir.
Buna rağmen hastanın kalp hızı istenen düzeyde bulunmazsa ilaç tedavisi ile ya
IV (yani toplardamardan) ya da oral (ağız) yoldan kalp hızı düzenlenir.
Daha sonra, kol toplardamarından ince bir iğne
yardımı ile BT kontrast madde verilerek, 5-7 saniye gibi kısa bir sürede MDBT
incelemesi yapılır.
Bu incelemeden kimler öncelikle yarar
görebilir?
- Koroner kalp hastalığı ile uyumlu
semptomları (şikâyetleri ve bulguları) bulunmayıp ama koroner kalp hastalığı
yönünden yüksek risk taşıyan 45 yaş altı kişiler
- Koroner kalp hastalığı ile uyumlu
semptomları bulunan koroner kalp hastalığı açısından düşük riskler taşıyan 45
yaş üstü kişiler
Bu inceleme yönteminin hangi hastalarda ve
hangi durumlarda istenmesi uygundur?
- Öncelikle stent veya anjiyoplasti
ihtiyacı öngörülmeyenlerde
- Atipik göğüs ağrısı bulunan hastalarda
- Şüpheli stres test sonuçları bulunan
hastalarda
- Cerrahi ameliyat öncesi koroner damarların
değerlendirilmesi amacıyla
- Stent uygulanmış hastalarda stentlerin
yerini veya açık olup olmadığının değerlendirilmesi ve ayrıca açık kalp
ameliyatlarında uygulanmış by-pass greftlerin de açık olup olmadığının
değerlendirilmesi amacıyla
- Yetişkinlerde bulunan doğuştan kalp
hastalığının değerlendirilmesi amacıyla multislice tomografi ile koroner
anjiografi yapılır.
Klasik koroner anjiyografi uygulanan
hastaların yüzde 20-25 kadarında koroner arterlerin normal bulunduğunu
gösteriyor. Aynı bilimsel veriler girişimsel anjiyografi uygulanan
hastaların yüzde 70`inde
herhangi bir girişimsel tedavinin (stend tatbiki veya By -pass cerrahisi)
gerekmediğini gösteriyor. Bu veriler koroner anjiyografinin bazen gereksiz yere
uygulanabildiğinin kanıtları olabilir. Yeni yöntem `CT koroner anjiyografi ` ile
klasik girişimsel anjiyografiyi karşılaştıran bilimsel çalışmalar var ve
sonuçlar biribiri ile yüksek oranda uyumludur. Yeni yöntem MDBT koroner
anjiyografi ile klasik girişimsel anjiyoyu karşılaştıran bilimsel çalışmalar
var ve sonuçları özelikle ana koroner damarlarda yüksek oranda uyumlu. Bu
bulgular MDBT anjiyografi ile koroner hastalığı yoktur tanısının % 99 ve vardır
tanısının % 87 güvenirlik taşıdığı göstermektedir.
Bütün bu veriler hastalar ve doktorlar için
daha az zahmetli bir tanı yöntemi olan CT koroner anjiyografinin
kalp damar hastalıklarının tanısında güvenle kullanılabileceğini göstermektedir.
Dr. Hakkı Serhat TULAY
Radyoloji Uzmanı
|